|
Alttaki yazı arkadaşım Rauf Gerz
in ikiteker.org forumundaki bilgi dolu mesajlarından biri. Bahsedilen sendrom
biz motosikletçilerin sıklıkla karşılaştığı durumlar konusunda bilinçlenmemiz
açısından oldukça önemli. “Ikarus”un Yuanan mitolojisinde balmumundan tutturulmuş yapay kanatlarıyla hapsedildiği Girit
adasindan kaçarken uçuşun cazibesine kapılıp çok yükseldiği ve güneşe fazla yaklaşıp balmumu
bağlayıcıların erimesi sonucu Akdenize düşüp öldüğü anlatılır. Bu isim modern
çağda limitlerini bilmeden aşanlar için kullanılıyor. Reşat “DD” Arbaş
İkarus Sendromu Ucak ve motor
suruculerinin, yani pilot ve rider’larin farkinda olmadan birebir
karsilastigi ilginc ve tehlikeli bir sendrom ortakligindan bahsedecegim. Sendrom, çogunlukla
yamac parasutu yapanlarin kullandigi argo deyim olarak havacilikta herkes
tarafından bilinen bir kisisel evreyi tanımlar. Techizata, tecrubeye ve dolayisiyla
kendine duyulan asiri guven sonrasinda risk almak ve kacinilmaz olarak da
kaza yapmak anlamina geliyor. Bizler gibi amator motor
kullanicilarinin birbirlerine sıkca soyledigi bir deyim vardır; “Ne zaman
‘Aha iste; artik ogrendim motora binmesini. Nasıl da donuyorum virajlari’
dediginde kaza yaparsin” derler ya. Iste “Ikarus Sendromu” bu Pilotun ucagina
ve dolayisiyla kendine cok guvendigi zamanlarda farkinda olmadan limitlerini
zorladigi anlar vardir. Motorda da aynen öyle. Nasil ki evliligin besinci yılı gecilmezi zor
bir darbogazsa, motosiklet surucusunun de net bir genelleme olmamakla
birlikte cogunlukla bes bininci kilometre civarında bu sendroma iyice
kapıldigini bilmek ve Bu asamada artik vitesler
neredeyse kendiliginden degismekte, arka frenle kaysa bile bahse konu
surucumuz kontrolu birakmamakta ve virajlar eskisi gibi korkulası degil, daha
da cok yatarak donuldukce keyif alınan surus periyotlari haline gelmistir. Sohbet toplantilarinda
anlatilasi birkac hikayelik arsiv olusmus ve yeni acemilerin yanında kidem
almanin hafifligi egolarimizi sarmistir. Genellikle anlatilan kaza hatiralari
bir filmin icerisinde yasanmis gibi gercek disi ve nasil olduguna bir turlu
akil sir erdiremedigimiz baskaca yasam detaylaridir. Ustelik; kapali kaski
taktigimizda hissettigimiz guven duygusu, korumali ceketin arada bir omzuna
tik tiklayarak kontrol edip vardigimiz “Beton gibi” sonucu ve belimize
sardigimiz korsenin ruhumuzda yarattigi inanilmaz guven ile elimizi yumruk
yaparken bile zorlandigimiz eldivenlerimiz bizi hep gerceklerden alip
goturur. Dizliklerin verdigi asfalt
islemez hissi ve uzun konclu cizmelerin ayaklarimizda yarattigi “Uzerinden
araba gecse...” benzetmesi de isin icine girince geriye bir tek daha cesur ve
atak olmak kalir. Ha, bir de bu kadar kusami aynı anda giymeden aynı hisse
kapılanlar var ki bu tanim zaten onlari da kapsiyor. Sonra; kamyonlarin
yarattigi turbulanslar daha keyifli, araclarin arasindan sivismak cok daha
estetik gelmeye baslar. Isikta beklerken goz ucuyla etrafimizda potansiyel
gaz tutkunu olup olmadigini algilamaya ve daha o Bu sendroma kapılmıslara
sansi varsa, Allah’tan kucuk bir musibet asısı dilemek en iyisidir. Surucumuz
akilliysa bunu bir ikaz ve ders olarak alip bunyesinde antikor olusumunu
saglar, yok diger gruba giriyorsa “Ehe ehe nasi yirttim ama” yaklasimiyla tam
olarak “Ikarus pozitif” evresine sicrar. Havacilikta, hic kimse ama
hic kimse kokpit partneri ya da meslektasinin bu sendroma kapilmasina izin
vermez. Ancak motosiklette olay malumunuz biraz daha farkli. “Ben ictikten sonra da
kullaniyorum sekiz yildir. Dikkat ettin mi bir sey olmaz” diyen biri için
sendromdan bahsetmek yanlıs olur. Belli ki o arkadas artık bizzat Ikarus’la
kadeh tokusturuyor. Oysa birgun hastanede, kendisini ya da aglayan dul esini
ziyaret etmek zorunda kalacaginiz ise kacinilmaz bir gercek. Ama yine de
“Iciyorsan seninle birlikte bir daha motora binmem” demek her nedense hep zor
gelir. Tehlikeli sekilde motor kullananlar ise kimi cevrelerde daha tecrubeli
ya da super biniciler olarak takdir bile gorurler. Hatta onlari boyle
surdukleri icin elestirmenin hafif kıskanclik olarak adlandirilmasi bile
mumkundur. Kisacasi; tum techizatimiz
bizi aslinda sadece yumurtanin peceteye sarilmasi kadar darbelerden korur. Demek ki neymis; Ikarus
Sendromu’na karsi surekli uyanik olalim ve gerektiginde arkadaslarimizi
asilayalim. Bu haftanin gazete
yazisinda ucak-motor benzeyisleri uzerine hafif bir yazi yazarken cok
onceleri kaleme aldigim bu yaziyi hatirladim. Gazete sayfasina gitmeyecek
icerikte oldugundan simdilik orada kullanmayi dusunmuyorum. Daha once nette
yayinlanmisti ama yine de ise yarayacagini dusundugumden paylasmak istedim. "Tecrube, limitlerini
bilmektir" Rauf "Airport"
GERZ |
.
Dikkat:
Okumuş olduğunuz “Ikarus Sendromu” adlı eserin yayın hakları eser sahibi Rauf
Gerz e aittir.
Lütfen alıntı yapıp herhangi bir yerde kendi izni olmaksızın
kullanmayınız.
