Maine Seyahtnamesi Kısım 6

 

Bütn gece yağdı yağdı yağdı....Sabah dinmişti artık. Dedim “gökyüzünde bulut kalmamıştır herhalde”...ne gezer. Kalınbulut tabakaları altında, soğuk bir yolculuğa başladık. Daha yarım saat geçmemişti ki insafsız bir sağanak yağışın içine daldık. Bir süre idare ettim ama göz gözü görmez hale gelince bir benzinciye attık kapağı.

 

Koca bir bardak sıcak kakao ve görüş açılıncaya kadar metazori bekleyiş...

 

 

İşte biraz dindi, dışarı çıktık...ve harita.

 

 

Bu sabah, Perşembe, Skowegan dan yola çıkıyoruz, yağmurdan dolayı bir sürü görülecek yeri geride bırakıp

*ama yine de arayollardan sürerek* New Hampshire a girip haritada “Fryeburg” olarak görülen şehir yakınlarındaki

“Conway” e varıyor ve orada kalıyoruz. Ertesi gün, ki onu da altta bulacaksınız, oradan yola çıkıp

”White Mountains National Park” dan şöyle bir dolaşıp Girngonun “middle of nowhere” 

(Türkçesi şeytanın kırı yada Allahın dağı olabilir)dediği, GPS imde kayıtlı koordinatlarla bulacağım

Adventure-Rider kamp sahasına bulabilirsek varıyoruz...

 

  

 

Bu günkü yol manzaraları bunlardan ibaret. Resimlerin çoğu lens ıslandığı için berbat vaziyette bulanık

 

 

Akşama doğru Conway civarında nihayet yağmur-sağnak diniyor ve hava açmaya başlıyor.

 

 

Hepi topu 500km yolu 9 saatte yaptık o gün. Ve eni konu yorucu oldu. Hiç çadır havasında olmadığımdan kapağı

Holday Inn e attık. Banyoyu sıcak suyla doldurdum...

 

Ertesı sabah yağmurdan eser kalmamıştı...derhal derdest olup yola döküldük. İşte gündüz gözüyle Conway.

 

Conway, White Mountains bölgesine bisiklet, kano, kayak, snowboard, dağcılık vb.

bazilyon doğa sporu yapmak için memleketin herbir yerinden gelenleri ağırlayan bir merkez.

Diğer bir ünlü şehir de Laconia dır bu yakınlardaki. Bu geçtiğimiz ilkbaharda buraya gelmiş ve motosikletle bu bölgenin en yüksek dağı olan Washington dağına çıkmıştık.

İşte o günlerde meşhur Laconia motosiklet rallisi vardı ve bölgeye dörtyüz bin motosiklet gelmişti.

Görülecek şeydi doğrusu.

http://www.laconiamcweek.com/  http://www.nhliving.com/events/motorcycleweek/index.shtml 

linklerinden bir bakın.

 

 

 

 

 

 

 

Conway in dışına çıkar çıkmaz kendinizi tabiatın içinde buluyorsunuz...

 

 

Echolake... Yankı gölü. Nefis bir yer. Küçücük bir göl, tam karşıda sarp kayalıklar.

Ne söyleseniz size tekrarlıyor...

 

 

 

 

Deyzi gölün sırlarını çözmeye çalışıyor sanırım...

 

 

  

 

 

 

 

Yukardaki resimde son derece güçlü rüzgarlarla mücadele ediyorum aslında.

Yaklaşık 2 saat süren White Mountain geçişi.

 

Alttaki resimde ise dağ başında bir tren istasyonu görüyorsunuz...

 

 

Bu son derece enteresan bir trenin istasyonu...

 

[PHOTO]

 

Tren sadece Washington dağının zirvesine turistik sefer düzenlemek amacı ile yapılmış.

Ana istim tankının açısından çıktığı yokuşun nasıl birşey olduğunu anlıyorsunuz değil mi

 

[PHOTO]

 

Lokomotifin ilginç bir çekiş sistemi var, “cog” deniliyor..

Rayların ortasındaki merdiven gibi tırtıllara giren bir dişliyi çeviriyor buhar makinesi ve

tekerleklerde kayma tehlikesi olmadan tırmanıyor.

 

Şu alttaki gravürde daha iyi görünüyor...

 

 

İlginizi çektiyse daha çok bilgi için

BACK TO THE COG RAILWAY PAGE 

Linkine bakarsınız...Orada özellikle demiryolu işçilerinin raylar arasında kalasla kayarak

dağdan aşağıya 2’ 45” dakikada inişlerini okumalısınız.

Birkaç ölüm ve yaralanmadan sonra yasaklanmış tabii, kalasla iniş yarışları...

 

White Mountains...çiçeklerle kaplı.

Bu yıl Haziranda bu dağ grubunun en yüksek tepesi,

o yukardaki trenin de çıktığı Mt. Washington a çıkmıştık zaten.

O yüzden tekrar kalkışmadık...

 

Alttaki resim o günden kalma...

Hava zirvede 4˚C, rüzgar hızı 90km/h, aşağıda ise 22 ˚C ve yaprak kımıldamıyordu.

 

 

Bu zirve bütün ABD de ortalam hava durumunun en kötü olduğu nokta.

 

Neyse yola devam ediyor ve “Litleton” a ulaşıyoruz.

Açlıktan gözüm kararmış ama yine de klasik bir “diner” ı kaçırmıyorum, parkediyoruz önüne...

 

  

 

 

Litleton, adı üstünde küçük bir şehir ama sürprizlerle dolu...

 

  

 

 

  

 

  

 

Karnımızı doyurup rüzgarın yolaçtığı aptallığı üstümğzden attıktan sonra dağlardan aşağı koyveriyoruz artık...

Hedef kamp!

 

  

 

  

 

Birkaç mil mecburi freeway seyahatinden sonra yine ara yollara kavuşuyoruz.

 

 

Pek okunmuyor ama o tabelada “Moose Crossing” uyarısı var.

Bütün Maine ve bu bölgeler aslında moose geyiğinin ana yurdu.

Sürücüler için büyük tehlike moose (muğs diye okunuyor).

Motosikletçi için moose a çarpmak ölüm demek...

 

Ölçek için bak şekil 1   

Size of Moose

 

Bu tür uyarı tabelası gördüğünüzde hemen yavaşlamak gerekiyor, çünkü bu tabelalar gerçek kazalar sonundaki istatistiklere göre konuyor.

Bu hayvanlar da genellikle aynı yerden yolları geçtiği için bir moose la karşılaşma şansınız yüksek.

 

Neyse, böyle bir olayla karşılaşmaksızın ama GPS ve toprak yollarda 8-10 mil kadar ter içinde kalarak

(İçinizde tam yüklü ve yolculu bir K1200RS i ıslak toprak yolda kullanan oldumu? ...o halimden anlayacaktır... ) Adventure Rider grubundan Cromag ın düzenlediği “CC04” *Cromag Campout 2004* kampa ulaştık. “7 of 9” ı parkettim.

 

 

Yine hava kararmak üzereyken beğendiğimiz bir köşeye çadırımızı da kurduk...

 

 

Sonra arkadaşlarla sohbete gittik. Biz geldiğimizde yaklaşık 40 motosiklet gelmişti...o gece bu sayı 55 e, ertesi sabah 73 e çıktı.

Sanırım en az 60 ı R1150GS, gerisi karışık olmak üzere 1200-650 GS ler, 1 Goldwıng, 2 H-D, 1 Duc, ve 1 V-Storm.

 

 

Arkadaşım Scandogy...

 

İki yorgun GS

 

 

Bu kırmızı kıyafetli olan da Kanada dan geldi. İlk kez karşılaşıyoruz.

V-Storm burada başka dünyadan gelmiş gibi ilgi topluyor.

 

 

V strorm un kokpiti. Uzay mekiğini aratmayacak elektronik...

Roadbook, 2 GPS, uydu radyosu, telsiz...

 

 

Yarın daha çok kamping ve eve dönüş...