Maine seyahati, kısım 3...

 

Bu arada Maine nin nerede olduğu sorusuna yanıt olarak şu haritayı koymak istiyorum. ABD nin en Kuzeydoğusundaki eyaleti.

 

 

Bu alttaki haritada ise bu günkü konumuzun rotası...Portsmouth dan Freeport a kadar uzanacağız.

 

 

Yolda Portland dan geçeceğiz, ama bu Portland çimentosu ile meşhur batıdaki Oregon Portland değil haliyle. Yine de Maine in en büyük yerleşimi.

 

Köprüyü geçip gaz kolunu kıvırdıkça yavaş yavaş bir masal ülkesine giriyor gibi oluyorsunuz. Yerleşimler, sahiller, plajlar, hele evler...şiir gibi bir yer burası.

 

 

 

 

  

 

  

 

 

  

 

  

 

  

 

  

 

  

 

 

 

Sonra plajlar, plajlar...millerce plajlar ve plaj evleri...tatil havası içinize işliyor. Gittikçe daha yavaş sürdüğünüzü, akşam olacak da yol bitecek diye endişelenmeye başladığınızı farkediyorsunuz.

 

  

 

  

 

  

 

  

 

 

  

 

 

 

  

 

  

 

  

 

  

 

 

 

Ve plajlar ve güzelliklerden yarı sarhoş ve iyice acıkmış vazıyette “Kennebunkport” diye bir sahil kasabasına geliyoruz. 

 

Sahilde şirin bir restorana atıyoruz kapağı...

 

Altta bendeniz ve suratımda “Lan dünyanın hiçbir yerinde kuratulamayacakmıyım ben bu plastik sandalyelerden” ifadesi... Cins adamım vesselam...Bir taraftan da hala bu sandalyalerin dünyayı istilayı planlamış  kötü uzaylılar tarafından aklımızın ermeyeceği meş’um bir planın parçası olarak konuşlandırıldığını düşünmeye devam ediyorum, o da başka...

 

 

 

Restorandan bir görüntü...”Cezir zamanı”ndayız. Sular alabidiğine çekilmiş...

 

 

Köprüyü geçip şehirde kısa bir yürüyüş ...Deyzinin yediği inanılmaz miktarda deniz mahsulünün hazmedilmesi için bu şart. J Ben de restoran sahibi hanımın teklifi üzerine kendi yaptığı “black berry cake” (bir tür böğürtlenli pasta) yı fazla kaçırınca başka çare kalmadı. Ayrıca gidonda uyuyakalmak da olası... J

 

  

 

  

 

 

Evet acı ama gerçek...Maine de kask mecburiyeti yok...Kimisi takmıyor.

 

 

Bu pastanın üstüne bir kapuçino ?

 

  

 

  

 

 

 

  

 

  

 

 

Kuş yuvası lazımmıydı? Bunlar ömrümde gördüğüm en güzel insan yapımı kuş yuvaları...Allahtan motorda taşıyacak yer yok, otomobilsiz seyahatin bir diğer faydalı tarafı da eviniz bir süre sonra işe yaramaz binlerce ıvır zıvır la dolmuyor... J

 

Kenny..herneyse..port  şehrinden çıkmak çok zor. İnsan ilk şoku atlattıktan sonra iki tepki veriyor... “Hadi canım burası bir masal dekoru, birazdan biri gelir bilet keser...tüyelim! “ yada “Buralarda iş imkanları nedir acaba...evler de pek hesaplıymış..” yani bu “masal-o-manyetik” etkiden bir an için kurtulup kendinizi motora atıp kaçtınız kaçtınız...yoksa “burada incik boncuk satan bir dükkan da ben açıversem ne olur şu köşeciğe sanki” diye düşüncelerle hiç bir yere gidememe tehlikeniz oldukça yüksek.

 

Oysa ki biz yılmaz gezginler ve kaşifler olarak misyonumuzu unutmamalı...turist olmanın dayanılmaz hafifliği içinde kuzeye, daha da kuzeye yola devam etmeliydik. Hedef Portland dı değil mi?

 

 

       

 

         

 

  

 

Portlanda girmek için  kısa bir otoyol geçişi var, buradan oldukça modern ve büyük bir şehir olduğu görünüyor...Eh bu tür şehirlere karnımız tok ve daha da yolumuz uzun diye şeyle bir kenarından girip çıktım, Portland a fazla yüz vermedim...İlginizi çekerse şu linkten bir bakın...

 

 City of Portland Web Site Link http://www.ci.portland.me.us/

 

Güzel şehir.

 

City of Portland

 

  

 

 

Yukarda bahsettiğim gibi bu günkü rota sonunda Freeport diye küçük bir şehre ulaşmayı planlıyorduk. Bunun esas amacı ünlü (veya ABD de ünlü diyelim) LLBean fabrikasının burada olması ve dev fabrika satış mağazasıydı. Bu firma spor giyim ve kuşam (outdoor) üretip katalogdan satış yapar, ürünleri benim tercih ettiğim şeylerdir hep. http://www.llbean.com dan bir bakarsınız.

 

Halen elimizde bulunan uyku tulumlarımız çok ilkel, ve dünyanın yerini kaplıyor...onlardan kurtulup modern sıkıştırılabilir ve hafif tulumlardan almak istiyoruz..ve bu gece bunlar kampta çok işimize yarayacak...Deniz kenarı kamplar geceleri hayli soğuk olabiliyor...

 

 

Yahu olamaz...bu memleketteki fabrika satış mağazasının güzelliğine bakın...

 

  

 

 

Ve LLBean i de buluyoruzç Kapıya devasa bir bot koymuşlar. Bu bot LLB inin patenti ve bütün ABD de çok sevilen kullanılan bir tür. Ucuz, su geçirmez, sıcak tutar...herkesin bir çift LLB çizmesi vardır diyebilirim..özellikle kırsal kesimde.

 

   

Botun boyunu merak ediyorsanız bizimkiyle mukayese edin...:)

 

 

 

Evet uyku tulumu meselesini de kolayca hallettikten sonra dooğru kampa. Hava kararıyor, zilliyi kıracağız, yakacak odun bulunacak, mangalda mısır kızartılacak, takım yıldızlar ve saman yolu izlenecek bir sürü iş... J

 

   

 

 

Evet ateşi yaktığımda hava karamış akşam soğuğu basmıştı artık...Ağzımız kulaklarımızda derin bir uykuya hazırlandık...

 

Arkası başka zaman...